AVRUPA VE ABD EKONOMİLERİ: DOMİNO ETKİSİ

Translations

Shamus Cooke
Çeviri: Nizamettin Karabenk

İflah olmaz tarzdaki bir soruna çözüm bulma girişimi yeni sorunların meydana gelmesine neden olur. O halde, mevcut haliyle küresel ekonomiye neden çözüm getirilemez? sorusuna bir cevap arayalım. Her şeyden önce, yaşanan depresyonun esas nedeni, hiçbir zaman, ana akım medya veya siyasetçiler tarafında gerektiği gibi tartışılmamıştır. Eğer, bir hastalığa yanlış teşhis konulduysa, konulan teşhise göre reçetede yazılan ilaç bünyede yeni hastalıklara yol açar.

Batak durumundaki büyük borç durumu, küresel çapta bir depresyonun nedeni olarak zikredilmiştir. Ancak, bu borcun neden var olduğu hiçbir zaman tartışılmamıştır. Bu soruya verilecek cevap gayet basittir: Bu borç, ticari şirketlerin daha önce tüketilmiş olan ürünlerinin tekrar satın alma ihtiyacını karşılama durumunu sürdürme arzusundan kaynaklanmıştır. Ticari şirketler, kârlarında artışlar sağlarken ve küresel düzeyde kredi “talebini” yaratırken – bankaların artık geri ödemesini istedikleri krediler – zaman içerisinde, diğerini geçme rekabetinde maliyetlerini azaltma yolunu seçtiler.

Tahsili mümkün olmayan küresel düzeyde trilyonlarca dolar tutarlarındaki alacaklar sorununa çözüm getirme çabası sistemin çöküşünü de beraberinde getirmiştir. Alınan kredilerden hiç birisinin “kurtarılması” yapılan hilekârlığa çare olamaz. Para arzıyla oynama da bu duruma çare değildir. Hileli sermayenin gerçek serveti silip süpürmesi sonucunda meydana geldiği algısından dolayı, gerçek servetin erimesine neden olan hileli servet (borç) yığınlarının ortadan kaldırılması gerekiyor.

Gerçek ya da sanal olsun, varlığın yapısında tahribat meydana geldiği zaman, sonunda kimin serveti bertaraf edileceği konusunda savaş açılır; şirketlerin-elitlerin mi? yoksa geriye kalan biz vatandaşların mı?

Dünyanın her hangi bir yerinde, kendi dilinde basılan gazete okuyan herkes için, açılan savaş anlaşılır bir olgudur. Banka kurtarma operasyonları bu olguya bariz bir örnektir: sermaye yapısında tahribat meydana gelen banka hissedarlarına – hileli ikrazlarının tazmin edilmesi için – vergisini veren vatandaşın parası aktarılıyor.

Avrupa Birliğinin büyük kurtarma paketleri bu faaliyete bir örnek teşkil etmektedir. Genel anlamda, Avrupa Bankerleri veya Şirket-elitleri, hükümetler tarafından geri ödemesi yapılan hileli ikrazlarından dolayı milyarları kasalarına aktaracaklar. Bu faaliyet devam ederken, Yunanistan, İspanya, İrlanda, İtalya vs. emekçilerin ücretlerinde düşüşler meydana gelmiştir, emeklilik maaşlarında ciddi oranda kesintiler olmuştur, emekliliğe ayrılma yaşında yükselme olmuştur ve bu emekçiler, meydana gelmesinde herhangi bir günahları olmayan krizin faturasını ödüyorlar.

Avrupa’nın, gelirlerini rekabet edilebilir düzeye indirmek amacıyla, kendi iş gücünü yeterince cezalandırıp cezalandıramayacağı bilinmiyor: emekçilerin önünde yürümeleri gereken uzun ve çetrefilli bir yol vardır.

ABD Şirket-elit kesimi, muhtemelen, kendi emekçi sınıfıyla benzer mücadele içerisine gireceğinden dolayı, Avrupa’daki bu süreci yakından takip ediyor. Bazı fırsatçı Şirket-medya ve politikacının, birçok savaştan, banka kurtarma operasyonlarından ve de zenginlere aktarmak için tahsil edilen vergilerin oranında düşüşlerin yaşandığı yıllardan dolayı birikmiş olan devlet borcunu geri ödemeleri zorunda olan ABD emekçilerinden bahsetmediği bir gün geçmemektedir.

Sosyal Hizmetler ve Kamu Eğitim alanında bütçe indirimine gidileceği gibi, ABD emekçilerine, Sosyal Güvenlik ve Sağlık Sigortalarına ayrılan bütçe indirimine gidileceği söylenmiştir. Bu politika, bir eyaletten diğer bir eyalete geçerli olmak üzere, zaten uygulamaya konulmuştur. Bu uygulama sonucunda bütün kamu kuruluş çalışanlarının aldıkları ücretler etkilenmiştir. Obama yönetiminin, en üste çıkma yarışı şeklindeki eğitim politikası, ülke çapında Devlet Eğitim Okullarında kıyıma neden olmuştur.

Bu durumun, gittikçe daha da kötü olacağı beklenmektedir. ABD’de birçok konuda iyileşme olma umudu ihracatın artışına bağlanmıştı (Obama’nın hedefi ihracatı beş katına çıkarmaktı).

Küresel yatırımcılar dolar cinsinden yatırımlarına devem ederlerken Euro kurunda düşüşler yaşanmıştır. Yatırımcıların dolar talebinden dolayı, dolar kurunda artış meydana gelmiştir. Bu artış maliyetlerin artmasına neden olduğu için, ABD ihracatçı kuruluşları da etkilemektedir. Avrupa’da bir çöküş yaşanması durumunda, ABD ekonomisi komaya girecektir. Böylesi bir atmosferde Çin kendi para birimini yeniden değerlendirme yoluna gidemeyecektir

Daha birkaç ay önce tablolar ters durumdayken, şimdilerde, ABD Yönetimi ve Şirket yetkilileri nasıl bir ekonomik politika izleyecekleri konusunda Avrupa’ya bakıyorlar. Aslında, hem ABD, hem de Avrupa, milyonerleri milyarderler haline getiren küresel şirket oyununda uzun süreden beri oyuncu olduklarından dolayı, meydana gelen düşüş devam edecek ve farklı zamanlarda, küresel ekonomilerin farklı alanlarına yayılacaktır.

Tazmin edilmesi gereken ve de emekçilerden “fedakârlıkta” bulunmaları istenecek birçok hileli ikrazlar daha vardır. Durumun ne kadar nazik olduğu Washington Post’a daha yakınlarda yayınlanan One False Move in Europe Could Set Off a Global Chain Reaction adlı makalede belirtilmiştir:

“Bir ya da iki ( Avrupalı Ulus) bütçe kesintilerinde beklenilen başarı elde edemezlerse, (ücretlerde ve sosyal yardımlarda kesinti), ekonomilerinde yeniden bir yapılanma olmazsa veya ekonomik büyümede bir canlılık yaşanmazsa, bu durum, uygulayıcılar açısından yaygın ve huzursuz edici bir güvene yol açar. Dünya çapındaki kredi piyasalarının daralmasına ve küresel ekonominin yeniden bunalıma girmesine neden olur.” (24 Mayıs 2010)

Sonunda, küresel “yatırımcılar”, kapitalistler vs. her yerdeki hükümetleri, Avrupa ve ABD işçi sınıfının küçük tasarruflarını yıkıma uğratmak suretiyle, haksız kazançlarını koruma tedbirlerini almaya zorlayacaklardır. Her yerdeki emekçiler, Şirket-elitlerinin sebep oldukları krizin bedelini ödemeleri gerektiği talebini yükseltmelidirler. Uluslararası bir slogan şimdiden ortak bir söylem haline gelmiştir: ZENGİNLERİ VE ŞİRKETLERİ VERGİLENDİRİN!

**Shamus Cooke Sosyal Hizmet Çalışanı ve Sendikacı olup Emekçi Eylemleri konusunda yazılar yazmaktadır.

Global Reseach.ca ‘da
29 Mayıs 2010 tarihinde yayınlanmıştır.

Kaynak Özgür Üniversite

Tags: